2017 OKUNAN KİTAPLAR etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
2017 OKUNAN KİTAPLAR etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Aralık 2017 Cumartesi

YENİ YAZI Kitap Tanıtım

DENİZLER EJDERİ - AHMET YILMAZ BOYUNAĞA

                                         
                                                           Turgut'un Deniz Serüveni


                   Turgut adlı küçük bir çocuk vardı. Kendisi 12 yaşımdaydı. Turgut arkadaşlarıyla birlikte köyde oyun oynuyorlardı. Turgut'un en sevdiği arkadaşı Filiz Ahmed idi. Filiz Ahmed Turgut'u severdi. Çünkü Turgut kendisine yardım ediyordu. Turgut arkadaşlarıyla birlikte oyun oynarken birden bire denizde bir cam şişe içinde bir kağıt gördü. Turgut denize doğru koşmaya başladı. Filiz Ahmed Turgut'un denize doğru koştuğunu görünce oda koşmaya başladı. Sonra tüm çocuklar Turgut ve Ahmed'in denize doğru koştuğunu görünce onları tüm sesle yanlarına çağırdı. Turgut denizdeki cam şişeyi alarak arkadaşlarının yanına doğru gitti. Tüm çocuklar yüksek sesle ''Buraya gelin.'' diye bağırmaya başladı. Turgut kağıdı imama verdi ve imam okumaya başladı. İmam kağıttaki yazıyı okuduktan sonra herkes üzüldü. Çünkü Türk Müslümanlar İspanyol,İngiliz,Fransız,İtalyan vb. tür hristiyan ülkelerin ellerinde dövülüp sonra köle olarak kullanıldığı yazıyordu. Turgut hemen atıldı ve deniz ejderi olmaya karar verdi. Turgut'un annesi bu duruma karşı çıktı. Çünkü Turgut'un küçük kardeşi vardı. Annesi imama bu konuyu açtı. İmam bu konuyu konuştu. Ve yanında Filiz Ahmed olduğu için Turgut'u buraya çağırdı. Turgut kesin konuştu. Turgut annesine söz verdi elbet bir gün geri döneceğine. Turgut Ahmed'le tam yola çıkacağı anda küçük sözlüsü olan Zeynep'e veda etti. Turgut arkadaşıyla bir şehre geldiler. Turgut arkadaşıyla başvuru yaptılar ancak 15 yaşından altını almayacaklarını duyunca Turgut bekledi ve Ahmet'in gitmesini söyledi. Ahmed mecbur olarak gitti. Turgut sonra birden bire gemiye girdi ve sıraya girdi. Kaptan neden bu küçüğü aldınız diye sordu. Ancak güvenlik biz almadık diye cevap verdi. Herkes şaşırdı. Ancak Turgut anlattı olayı. Turgut yeteneğini gösterince kaptan bu çocuğun gemiye alınmasına ret edemedi. Turgut büyük gemileri yıktı. Ve köyüne geri döndü ancak aradan 10 yıl geçmişti. Turgut evlendi. Düğününe Piri Reis bile geldi. Ve Turgut böylece kahraman oldu.

© KİTAPTANITIM → BU SİTE TELİF HAKKINA SAHİPTİR

Resmi Youtube Kanalımız © → www.youtube.com/user/yusufçatma

KTM → KitapTanıtım

28 Aralık 2017 Perşembe

YENİ YAZI Kitap Tanıtım

BİR AVUÇ ATEŞ - HASAN NAİL CANAT


Bir Ailenin Yaşamı

                    Kenan adında genç bir çocuk vardı. Bu çocuk bir ailenin çocuğuydu. Kenan'ın ailesinin kalpleri temiz ancak biraz fakirlerdi. Kenan ailenin en büyük çocuğuydu. Zaten ailede 2 çocuk vardı, ikisi de erkekti. Bu ailenin annesi hastaydı. Kenan'ın kardeşinin ismi Mehmet idi. Babası iki oğlunu da seviyordu. Ama Mehmet'i Kenan'dan daha çok seviyordu çünkü Kenan içki içiyordu. Babası bu duruma çok üzüldü. Mahallesinde bir kumarhane vardı. Kenan'da bu kumarhaneye gelip içki içiyor, ve içtiklerinin parasını ödemeyince önüne büyük bir liste görüyor. Seyfi Bey bu kumarhanenin sahibi idi. Kenan içiyor ve ne kadar para ödeyeceğini bilmiyordu. Zaten cebinde 5 lira vardı. Bunu da içkilere harcadı maalesef. Babası artık Kenan'dan nefret ediyordu. Kenan listeye bakınca 3.000 lira borcu vardı. Aradan 5 ay geçti. Kenan artık iş bulmuştu. Babası annesine yardım ediyordu çünkü Kenan ve Mehmet'in annesi taburcu olmuştu. Mahallede artık Seyfi diye birisi yoktu çünkü Seyfi Bey polisler tarafından kurşunla vurulup ölmüştü. Tüm mahalle bu olaya çok sevindi. Mehmet ve ailesi artık İzmit'te yaşıyorlardı. Artık yeni bir evleri vardı. Kenan artık içkiden vazgeçmiş ve yeni bir işe başlamıştı. Kenan bugün maaşını alacaktı. Ve bu parasıyla ailesini balık ekmek yemeğe götürecekti. O günden sonra Mehmet'in annesi hayatını kaybetti. Cenazesinde ailesi ve arkadaşları onu yalnız bırakmadı.

© KİTAPTANITIM → BU SİTE TELİF HAKKINA SAHİPTİR

Resmi Youtube © Kanalımız →  www.youtube.com/user/yusufçatma

KTM → KitapTanıtım
     
           

9 Aralık 2017 Cumartesi

YENİ YAZI Kitap Tanıtım

KÜÇÜK CESUR MİÇO İLE AMERİDA'DAN OKYANUSYA'YA - SARA GÜRBÜZ ÖZEREN

                                                       

Çağla'nın Deniz Macerası -2 

             Çağla adında 13 yaşında büyük bir çocuk varmış. Bu çocuğun babası denizciymiş. Babası Çağla'yı miço yapmış yani tayfa yardımcısı. Çağla çok sevinmiş ama kaptan olamadığı için üzgünmüş. Artık miço diye çağırılıyor. Miço, eski maceralarında fırtınalara ve bir sürü tehlikeye karşı koymaya çalışıyor. Miço tekrar yeni bir sabah kalkıyor ve babası tarafından çağırılıyor. Miço, babasının ve kaptanının dediği her şeyi yapan bir miçoydu. Çağla'nın eski zor maceraları vardı. Hatta bir kere ölümle yüz yüze geldiler. Ve bu yelkenin ismi de ''Perikızı'' idi. Kaptan Çanakkale Boğazı'na gideceklerini söyledi. Çağla'nın babası 'Nereden çıktı bu' diye kaptanı sitem etti. Tekneleri limandan çıktı, Mora Yarımadası'nın güneyinden dönerek Adriyatik Denizi'ne dümen kırdılar. Sol tarafları İtalya, sağ taragları ise Arnavutluk ve Hırvatistan yer alıyordu. Ama onların rotası doğrudan doğuya Venedik'ti. İtalyada'ki bir limana demir attılar ve İtalya'nın ilk durağı olan gondola bindiler. Bu fikir miçonun annesinden çıktı. Sırada ikinci durak vardı. İkinci durak ise Eyfel Kulesi'ydi. Miçolar öğlen yemeği yedikten sonra güzel bir çay içtiler ve yollarına batıdan devam ettiler. Yaklaşık 24 tane ülkeye gittiler. Çağla kara göründü diye bağırınca o akşam Çağla'nın tayfalık rütbesine terfi ettirildi. Aradan 7 gün sonra Çağla ve onun ailesi ve gemi arkadaşları Türkiye'ye geldi. Ve Çağla tam 14 yaşına girdiği için doğum gününü kutladılar. Ve annesi yaş pasta yaptı. O gün kız kardeşi hastaydı ve Çağla'nın deniz serüveni burada sona erdi.

© KİTAPTANITIM → BU SİTE TELİF HAKKINA SAHİPTİR

Resmi Youtube © Kanalımız →  www.youtube.com/user/yusufçatma

20 Kasım 2017 Pazartesi

YENİ YAZI Kitap Tanıtım

KÖY ÇOCUĞU - YAVUZ BAHADIROĞLU


Köyden şehre göç eden Orhan'ın Hikayesi  


        Küçük bir köyde Orhan adlı bir çocuk yaşarmış. Orhan ailesini ve köyünü çok severmiş. Orhan'ın yaşadığı köyde muhtar varmış ve cebinde hep şeker varmış. Ama sadece sorduğu soruları doğru bilenlere verirmiş. Orhan 4.sınıfa gidermiş. Kardeşi ise 1.sınıfa gidermiş. Orhan babasını haftada bir görürmüş. Çünkü babası ticaret işleriyle uğraşırmış. Orhan bir gün kardeşiyle eve dönmüş ve İstanbul şehrine göç ettiğini duymuşlar ve kardeşiyle çok üzülmüşler ve ağlamışlar. Orhan kardeşine ağlama demiş ancak ağlamaya devam etmiş. Orhan'da ağlamaya başlamış. Orhan'ın annesinin mutlu olduğunu görünce annesinin bu işlerde yorulduğunu anlamış. Orhan'ın bir sürü hayvanı varmış. Orhan çok üzülmüş ve göç etmişler. Orhan şehre gelmiş ailesi ile birlikte. Orhan yeni okula başlamıştı. Ama bu okulda çok utanıyordu. Çünkü hiç kimseyi tanımıyordu. Orhan artık daha mutlu bir aileye sahipti.

© KİTAPTANITIM → BU SİTE TELİF HAKKINA SAHİPTİR

Resmi Youtube Kanalımız © → www.youtube.com/user/yusufçatma


KTM → KitapTanıtım


3 Kasım 2017 Cuma

YENİ YAZI Kitap Tanıtım

2017 OKUNAN KİTAPLAR


Kumarbaz olup sonradan pişman olan bir babanın kızı Yasemen’in Hikayesi

Yasemen adlı bir kız vardı. Kendisi kumarbaz bir babaya ve dürüst bir anneye sahipti. Küçük kız babasını severdi ancak babası annesiyle tartıştığı için çoğu üzülür bir köşede kimi zaman ağlardı. Babası bir iddaya girip kaybetmişti. Bu hayatındaki ilk kez iddaya girişi olmuştu ve bu idda yüzünden neredeyse tüm parası bitmişti. Elinde sadece 5 TL kalmıştı. Yasemen olayların farkında değildi çünkü kendisi çok küçüktü 4 yaşındaydı. Sonra babası kalan parasıyla bir sigara bir ekmek almıştı. Karısı bu duruma çok sinirlendi ve üzüldü. Sonra bağırdı kocasına. Neden bağırdı? Çünkü elinde bir paket sigara ve sadece 1 tane ekmek gördü. Karısı ayrılmak konusu başlattı. Kiracı geldi ve parayı istedi ancak Yasemen’in babasında sadece 50 KR. kalmıştı. Karısı bu duruma daha çok sinirlendi. Aradan 20 gün geçtikten sonra ayrıldılar ve karısı kızı olan Yasemen’i istemedi. Babasıda istemedi. Karısı sonra arkasına bakmadan çekip gitti. Babası Yasemen’e burada kalmasını söyledi ve oda gitti. Yasemen babası Ömer’e seslendi peltek sesle. Ancak babası duymadı ve oda babasının arkadaşından ona yetişmeye çalıştı. Babasını kaybetti kalabalık şehir merkezinde. 4 yaşındaki küçük kız artık tek başına kalmıştı. Bazı kişiler küçük kıza sahiplenmeye çalıştı. Artık Yasemen 10 yaşındaydı. Aradan 6 yıl geçmişti ve Yasemen’in hayatı mutlu değildi. Sonradan Ömer Bey karısının kaldığı eve gitti ve Yasemen’i sordu. Yasemen kayıptı. Hemen karakola gittiler ve Yasemen’i bulmak için tüm şehir ve kasaba halkı Yasemen’i bulmaya çalıştılar. Yasemen en sonunda evi terk edip karakola gitti ve Yasemen’i babası buldu. Sonra Yasemen’in ailesi tekrar bir aile oldular ve böylece çok mutlu bir yaşam sürdürdüler.


Kitabın yazarı hakkında bilgi edinmek istiyorsanız tıklayın.