HİKAYE(ÖYKÜ) etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
HİKAYE(ÖYKÜ) etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Nisan 2020 Pazar

YENİ YAZI Kitap Tanıtım

Simyacı - Paulo Coelho | Kitabın Tamamı (PDF)


İlk Yayınlanma Tarihi: 1988
Yazar: Paulo Coelho
Özgün dili: Portekizce


Herkese selam KİTAP TANITIM okuyucuları, ben sitenin yöneticisi YUSUF ÇATMA.

Daha önceden de duyurmuş olduğum gibi artık kitapların tamamını pdf halinde okuyabileceksiniz. Kitaplara para harcamanıza gerek kalmayacak. E-kitap gibi diyebiliriz.

İNDİRME LİNKİ: https://lnkload.com/2o9fS

NASIL İNDİRECEĞİM?
Bu sayfaya tıkladıktan sonra sağ en üst köşede yer alan REKLAMI GEÇ butonuna tıklayın(7 saniye bekleyin gelecektir). Bir daha tıklayın. Açılan yeni sekmeleri kapattıktan sonra dosya.co adlı bir siteye yönlendirileceksiniz. Oradaki indir butonuna tıklayarak kitabı indirebilirsiniz.

Yapamadıysanız bizimle iletişime geçin.



©KİTAP TANITIM → Bu site telif hakkına sahiptir. İzinsiz alınan, paylaşılan veya çoğaltılan her metinin telif hakkı vardır.





METNİ YAZAN: MUHAMMED YUSUF ÇATMA

31 Aralık 2017 Pazar

YENİ YAZI Kitap Tanıtım

SATICI ÇOCUK - AHMET YILMAZ BOYUNAĞA

                                                       
                                                       Murat'ın Ve Ailesinin Yaşamı
   
                     Murat adında on iki yaşında bir çocuk vardı. Murat İş ve İşçi Bulma Kurumu'nun kapısında bekliyordu. Nevzat Efendi kapıyı açarken çocuğa ''Ne bekliyorsun oğlum'' diye sordu ve Murat ise ''İş istemek için gelmiştim efendim'' diye yanıtladı. Nevzat Bey bu çocuğun iş istemesine çok ama çok şaşırdı. Bu sabah iş mi bulacaksın diye söylendi. Ardından Nevzat Efendi iş yok diye üzgün bir cevap söyledi. Murat maalesef geri gitti ama teşekkür etmedi ihmal etmedi. Murat tam eve gidecekken birden bire simit satan bazı insanları gördü. Murat annesinin durumuna çağrı bulunca hemen eve gidip annesine ve dedesine söyledi. Babası zaten bir trafik kazasında hayatını kaybetmişti. Murat simitçilere soru sora sora simitçilerin simit aldığı yeri öğrendi ve yarın sabah işe başlayacağı için çığlıkla eve döndü. Annesi ve dedesi merak içindeydi çünkü ne olduğunu bilmiyordu. Durumu öğrenen annesi ve dedesi mutlu oldular ama derslerinden geri kalacağından endişe ediyorlardı. Ama Murat derslerinden geri kalmayacağına söz verdi ve yarın sabah erken kalkma konusunda anne ve dedesine sıkı sıkı tembih etti. ertesi gün sabah namazında Murat'ı kaldırdılar. Murat namaz kılıp fırıncıya gitti. Fırıncı ilk gün normal 75 tane verileceğini söyledi ama sonradan 150 tane simit vereceğini söyledi. Diğer simitçilerin ilki 250 ikincisi 300 üçüncüsü 350 simit alarak dışarı çıktı. Murat'ın simitleri hazırdı ve fırıncıyla birlikte sepete dizdiler. Murat utanmaya başladı. Fırıncı ilk başta bu mahalleyi sonradan işçi atölyesine gitmesini söyledi. Murat günde en az 30 lira kar ediyordu. Murat arkadaş edinmeye başladı. Aradan 2 ay geçti ve okulların kapanmasına 5 veya 6 gün kaldı. Murat'ın öğretmenleri onun takdirname alacağını söylüyordu. Bu arada Murat 5.sınıfa gidiyordu. Murat büyük bir adam oldu ve evlendi. Hayalindeki mühendislik mesleği için çok emek verdi ve mühendis oldu. Murat'ın evlendiği kız ise Ayla idi.

© KİTAPTANITIM → BU SİTE TELİF HAKKINA SAHİPTİR

Resmi Youtube Kanalımız © → www.youtube.com/user/yusufçatma

KTM → KitapTanıtım               

30 Aralık 2017 Cumartesi

YENİ YAZI Kitap Tanıtım

DENİZLER EJDERİ - AHMET YILMAZ BOYUNAĞA

                                         
                                                           Turgut'un Deniz Serüveni


                   Turgut adlı küçük bir çocuk vardı. Kendisi 12 yaşımdaydı. Turgut arkadaşlarıyla birlikte köyde oyun oynuyorlardı. Turgut'un en sevdiği arkadaşı Filiz Ahmed idi. Filiz Ahmed Turgut'u severdi. Çünkü Turgut kendisine yardım ediyordu. Turgut arkadaşlarıyla birlikte oyun oynarken birden bire denizde bir cam şişe içinde bir kağıt gördü. Turgut denize doğru koşmaya başladı. Filiz Ahmed Turgut'un denize doğru koştuğunu görünce oda koşmaya başladı. Sonra tüm çocuklar Turgut ve Ahmed'in denize doğru koştuğunu görünce onları tüm sesle yanlarına çağırdı. Turgut denizdeki cam şişeyi alarak arkadaşlarının yanına doğru gitti. Tüm çocuklar yüksek sesle ''Buraya gelin.'' diye bağırmaya başladı. Turgut kağıdı imama verdi ve imam okumaya başladı. İmam kağıttaki yazıyı okuduktan sonra herkes üzüldü. Çünkü Türk Müslümanlar İspanyol,İngiliz,Fransız,İtalyan vb. tür hristiyan ülkelerin ellerinde dövülüp sonra köle olarak kullanıldığı yazıyordu. Turgut hemen atıldı ve deniz ejderi olmaya karar verdi. Turgut'un annesi bu duruma karşı çıktı. Çünkü Turgut'un küçük kardeşi vardı. Annesi imama bu konuyu açtı. İmam bu konuyu konuştu. Ve yanında Filiz Ahmed olduğu için Turgut'u buraya çağırdı. Turgut kesin konuştu. Turgut annesine söz verdi elbet bir gün geri döneceğine. Turgut Ahmed'le tam yola çıkacağı anda küçük sözlüsü olan Zeynep'e veda etti. Turgut arkadaşıyla bir şehre geldiler. Turgut arkadaşıyla başvuru yaptılar ancak 15 yaşından altını almayacaklarını duyunca Turgut bekledi ve Ahmet'in gitmesini söyledi. Ahmed mecbur olarak gitti. Turgut sonra birden bire gemiye girdi ve sıraya girdi. Kaptan neden bu küçüğü aldınız diye sordu. Ancak güvenlik biz almadık diye cevap verdi. Herkes şaşırdı. Ancak Turgut anlattı olayı. Turgut yeteneğini gösterince kaptan bu çocuğun gemiye alınmasına ret edemedi. Turgut büyük gemileri yıktı. Ve köyüne geri döndü ancak aradan 10 yıl geçmişti. Turgut evlendi. Düğününe Piri Reis bile geldi. Ve Turgut böylece kahraman oldu.

© KİTAPTANITIM → BU SİTE TELİF HAKKINA SAHİPTİR

Resmi Youtube Kanalımız © → www.youtube.com/user/yusufçatma

KTM → KitapTanıtım

28 Aralık 2017 Perşembe

YENİ YAZI Kitap Tanıtım

BİR AVUÇ ATEŞ - HASAN NAİL CANAT


Bir Ailenin Yaşamı

                    Kenan adında genç bir çocuk vardı. Bu çocuk bir ailenin çocuğuydu. Kenan'ın ailesinin kalpleri temiz ancak biraz fakirlerdi. Kenan ailenin en büyük çocuğuydu. Zaten ailede 2 çocuk vardı, ikisi de erkekti. Bu ailenin annesi hastaydı. Kenan'ın kardeşinin ismi Mehmet idi. Babası iki oğlunu da seviyordu. Ama Mehmet'i Kenan'dan daha çok seviyordu çünkü Kenan içki içiyordu. Babası bu duruma çok üzüldü. Mahallesinde bir kumarhane vardı. Kenan'da bu kumarhaneye gelip içki içiyor, ve içtiklerinin parasını ödemeyince önüne büyük bir liste görüyor. Seyfi Bey bu kumarhanenin sahibi idi. Kenan içiyor ve ne kadar para ödeyeceğini bilmiyordu. Zaten cebinde 5 lira vardı. Bunu da içkilere harcadı maalesef. Babası artık Kenan'dan nefret ediyordu. Kenan listeye bakınca 3.000 lira borcu vardı. Aradan 5 ay geçti. Kenan artık iş bulmuştu. Babası annesine yardım ediyordu çünkü Kenan ve Mehmet'in annesi taburcu olmuştu. Mahallede artık Seyfi diye birisi yoktu çünkü Seyfi Bey polisler tarafından kurşunla vurulup ölmüştü. Tüm mahalle bu olaya çok sevindi. Mehmet ve ailesi artık İzmit'te yaşıyorlardı. Artık yeni bir evleri vardı. Kenan artık içkiden vazgeçmiş ve yeni bir işe başlamıştı. Kenan bugün maaşını alacaktı. Ve bu parasıyla ailesini balık ekmek yemeğe götürecekti. O günden sonra Mehmet'in annesi hayatını kaybetti. Cenazesinde ailesi ve arkadaşları onu yalnız bırakmadı.

© KİTAPTANITIM → BU SİTE TELİF HAKKINA SAHİPTİR

Resmi Youtube © Kanalımız →  www.youtube.com/user/yusufçatma

KTM → KitapTanıtım
     
           

9 Aralık 2017 Cumartesi

YENİ YAZI Kitap Tanıtım

KÜÇÜK CESUR MİÇO İLE AMERİDA'DAN OKYANUSYA'YA - SARA GÜRBÜZ ÖZEREN

                                                       

Çağla'nın Deniz Macerası -2 

             Çağla adında 13 yaşında büyük bir çocuk varmış. Bu çocuğun babası denizciymiş. Babası Çağla'yı miço yapmış yani tayfa yardımcısı. Çağla çok sevinmiş ama kaptan olamadığı için üzgünmüş. Artık miço diye çağırılıyor. Miço, eski maceralarında fırtınalara ve bir sürü tehlikeye karşı koymaya çalışıyor. Miço tekrar yeni bir sabah kalkıyor ve babası tarafından çağırılıyor. Miço, babasının ve kaptanının dediği her şeyi yapan bir miçoydu. Çağla'nın eski zor maceraları vardı. Hatta bir kere ölümle yüz yüze geldiler. Ve bu yelkenin ismi de ''Perikızı'' idi. Kaptan Çanakkale Boğazı'na gideceklerini söyledi. Çağla'nın babası 'Nereden çıktı bu' diye kaptanı sitem etti. Tekneleri limandan çıktı, Mora Yarımadası'nın güneyinden dönerek Adriyatik Denizi'ne dümen kırdılar. Sol tarafları İtalya, sağ taragları ise Arnavutluk ve Hırvatistan yer alıyordu. Ama onların rotası doğrudan doğuya Venedik'ti. İtalyada'ki bir limana demir attılar ve İtalya'nın ilk durağı olan gondola bindiler. Bu fikir miçonun annesinden çıktı. Sırada ikinci durak vardı. İkinci durak ise Eyfel Kulesi'ydi. Miçolar öğlen yemeği yedikten sonra güzel bir çay içtiler ve yollarına batıdan devam ettiler. Yaklaşık 24 tane ülkeye gittiler. Çağla kara göründü diye bağırınca o akşam Çağla'nın tayfalık rütbesine terfi ettirildi. Aradan 7 gün sonra Çağla ve onun ailesi ve gemi arkadaşları Türkiye'ye geldi. Ve Çağla tam 14 yaşına girdiği için doğum gününü kutladılar. Ve annesi yaş pasta yaptı. O gün kız kardeşi hastaydı ve Çağla'nın deniz serüveni burada sona erdi.

© KİTAPTANITIM → BU SİTE TELİF HAKKINA SAHİPTİR

Resmi Youtube © Kanalımız →  www.youtube.com/user/yusufçatma